Hayat dilimize sardığı ‘keşke’ lanetiyle, ‘iyi ki’ lere kör
eder bizi.Hep ulaşılmayan şeylere duyulan özlem veya yaşadığı, yaptığı kötü tercihleri hatırlatan
bir lanettir oysa ‘keşke’.Pişmanlık ve içi boş cesaretsizlikten başka bir şey değildir
aslında.Peki biz neden bağlıyız bu kelimeye böylesine?’İyi ki’ leri görmezden
gelmeye niye bu kadar meraklıyız? Çok mu siyah her şey, yaşanmış beyazlar yok
mu hiç, yada en azından griler? Peki ya geleceğe duyduğumuz umut mavisi? O da
mı yok?
Peki şöyle hiç
açmamak üzere bir sandığa kapatsak tüm keşkelerimizi.’İyi ki’lerden çeyize
başlasak umuda, hayata..Kötü günleri de misafir edebilmeyi öğrensek, baharın
kışı misafir etmesi gibi..Zorluk korku olarak değilde büyük zafere adım olarak
karşılansa şahsımızda.Çok mu zor?Yani siyahın beyaza gebe olduğuna inanıp,
beyazdan doğan siyahtan korkmamak, çok mu zor?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder